Facebook

Mümin Dünyaya Değil Âhirete Harîs Olmalı


Fakîh Ebulleys Semerkandî (rah.) şöyle dedi: Tûl-i emel sahibi olmayanlara; sonu gelmeyen dünya arzusu peşinde koşmayanlara Allâhü Teâlâ dört şeyle ikramda bulunur:

1- İbâdet hususunda onun kuvvetini arttırır. Çünkü kul yakında öleceğinin idrâkinde olursa karşısına çıkan sıkıntı ve zorluklara aldırmaz, bütün gücü ile ibâdet etmeye çalışır ve böylece ameli çoğalır.

2- Geleceğe dâir üzüntüsünü azaltır. Çünkü kul, kendisinin yakında öleceğini bilirse karşısına çıkan sıkıntı ve zorluklara aldırmaz.

3- Aza râzı kılar; kanâatkâr olur. Çünkü yakında öleceğine inanan bir kimse dünya malı talep etmez; bütün derdi ve düşüncesi âhiret tasası olur.

4- Kalbini nurlandırır. Zîrâ denilmiştir ki: Kalbin nûru şu dört şeyledir. Aç bir karın (az yemek), güzel ahlâklı bir arkadaş, geçmişte işlediği günahları unutmamak, emelini kısa tutmak; tûl-i emel sahibi olmamak.

Tûl-i emel sahiplerini, Allâhü Teâlâ dört şeyle cezalandırır:

1- İbâdet ve tâatte tembellik.

2- Dünya dertlerinin çok olması.

3- Dünya malı biriktirmeye karşı hırslı olması.

4- Kalbinin katılaşması. Zîrâ kalp katılığı şu dört şeyden olur: Dolu bir karın (tıka basa yemek), kötü kimselerle arkadaşlık etmek, geçmiş günahlarını unutmak, tûl-i emel.

Öyle ise Müslüman, sonu gelmeyen dünya arzusu peşinde koşmamalıdır. Çünkü o, hangi nefesinde ve hangi adımında öleceğini bilemez. Nitekim âyet-i kerîmede (meâlen) “Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez.” (Lokman Sûresi, âyet 34) buyurulmaktadır.
(Tenbîhü’l-Gâfilîn)

İSİMLERİMİZ: Erkek: Mahmud, Kız: Muazzez

Yorum Gönder

0 Yorumlar